Konya'dan bir medyumla görüşmek için WhatsApp'tan yazmanız yeterlidir; konuşma yazışarak, uzaktan ve kimseye görünmeden ilerler. Şehir merkezinde ya da Bozkır gibi bir ilçede yaşamanız, il dışında ya da yurt dışında olmanız bu düzende bir fark yaratmaz.
Konya'nın gönül kültürüne kısa bir gezi
Konya'da gönül meseleleri hem tasavvufun derin diliyle hem de köy düğünlerinin gündelik ayrıntılarıyla iç içe anılır. Eski Konya'da uzun kış gecelerinde gençlerin bir araya geldiği düğün eğlencelerine "çetnevir" denirdi; yüzük, yattı-kalktı ve vız vız gibi erkek oyunları bu gecelerde oynanırdı. Bu toplantılar, bir topluluğun sevinci birlikte büyütme alışkanlığını gösterir: düğün yalnız iki kişinin değil, bütün bir çevrenin meselesidir.
Konya'ya özgü bir aşk efsanesine ya da gönül için ziyaret edilen bir dilek yerine dair güvenilir bir kaynak bulamadık; bu yüzden böyle bir şey anlatmıyoruz. İlin gönül mirasını ise farklı yönleriyle diğer sayfalarda ele aldık:
- Tas açma düğünü ve Bozkır'da gelin karşılama âdetleri: Konya bağlama büyüsü
- Araya soğukluk girmesin, gelin katıra bindirilmesin gibi sakınma inanışları: Konya ayırma büyüsü
- Dünürcünün cebindeki tatlı ve "iş tatlıya bağlansın" dileği: Konya eski sevgiliyi geri döndürme büyüsü
- Şeb-i Arus ve "vuslat" kelimesinin taşıdığı özlem: Konya eski sevgiliyi geri getirme büyüsü
Konya'dan yazan biri bir medyumla ne konuşur?
Bir medyum için ilk iş, anlatılanı yargılamadan dinlemektir. Geleneksel anlayışta medyum, dua ve niyet yoluyla kişinin gönül meselesine eşlik eden bir yol göstericidir; geleceğe dair kehanette bulunmaz, kimseye kader satmaz. Görüşmenin ilk bölümü meselenin adını koymaya ayrılır: soğuyan bir bağ mı, sizi tüketen bir ilişki mi, bir küslük mü, yoksa iz bırakmadan uzaklaşmış biri mi?
Kalabalık bir aile evinde yaşıyor ya da sesinizin duyulmasından çekiniyorsanız yazılı görüşme size alan açar. Mesajınızı gece herkes uyuduktan sonra ya da işe giderken yazabilir, cevabı uygun olduğunuzda okuyabilirsiniz. Kimse nereye gittiğinizi, kiminle konuştuğunuzu sormaz; çünkü hiçbir yere gitmezsiniz.
Medyum seçerken uyarı işaretleri nelerdir?
Derdi olan insan bir an önce rahatlamak ister; istismar da tam bu acelenin içinden doğar. Şu işaretlerden birini gördüğünüzde adımınızı yavaşlatın:
- Tarih verilen sonuçlar: "Şu kadar gün içinde" diye başlayan her söz, bir insanın kalbini takvime bağlamaya çalışır.
- Korkutma: Sizi bir felaketle tehdit ederek karar vermeye zorlayan konuşmalar.
- Bitmeyen ek işler: Her yazışmada yeni bir çalışma, yarım bırakırsanız ters tepeceği uyarısı.
- Gereksiz bilgi talebi: Kimlik, şifre, banka ayrıntısı ya da karşı tarafın özel bilgileri.
- Zarar önerileri: Bir başkasına kötülük, intikam ya da bir çifti ayırma teklifi.
- Doğrulanamayan unvanlar: Abartılı sıfatlarla kendini tanıtan ama hiçbir şeyi gösteremeyen kişiler.
Bu ölçüleri bize de uygulayın. Bir görüşmeden sonra daha huzursuz hissediyorsanız, o görüşme doğru yerde değildir. Sakin bir rehberin yanında insan, cevabını henüz bulamamış olsa bile soruyu daha açık görmeye başlar.
İlk mesajdan sonra neler olur?
Birkaç cümleyle neden yazdığınızı anlatırsınız. Sorularla meselenin özüne iner, uygun görülen yolu nedenleriyle ve sınırlarıyla birlikte konuşuruz; bir çalışmaya gerek görülmüyorsa bunu açıkça söyleriz. Takma adla yazabilir, istediğiniz an ara verebilir, yazışma geçmişinizi silebilirsiniz. Sözünü ettiğiniz kişiye sizin adınıza hiçbir şekilde ulaşılmaz.
Yaşadığınız durumda şiddet, tehdit ya da takip varsa önce yakınlarınızdan ve resmi kurumlardan destek almanızı öneririz.
Gurbetteki Konyalılar da yazabilir mi?
Elbette. İş için büyük bir şehre taşınmış, yurt dışında yaşayan ya da mevsimlik çalışan biri de aynı düzende yazar. Saat farkı varsa mesajınızı size uygun bir anda bırakırsınız. Memlekette kalan aileniz bu görüşmeden haberdar olmaz; konuşmanın niteliği de bulunduğunuz yere göre değişmez.
Bana hangisi uyar? Konya'dan yazmadan önce kendinize sorun
Konya'dan yazan birinin aklındaki ilk soru çoğu zaman "bana hangisi lazım?" olur. Bunun cevabı bir ismi seçmekle değil, kendi durumunuza dair birkaç soruyu dürüstçe cevaplamakla bulunur:
- Hâlâ aynı yolda mısınız? Görüşüyor, konuşuyor ama eskisi kadar yakın hissetmiyorsanız yaşadığınız bir kopuş değil, bir gevşemedir. Gevşeyen bağı sağlamlaştırma isteği Konya'da bağlama çalışması sayfasının konusudur.
- Aranızda bir küslük mü duruyor? Söylenmiş ağır bir söz, kimsenin ilk adımı atmadığı bir sessizlik... Kapı kapanmamış, yalnız aralık kalmışsa öne çıkan şey barışma niyetidir; bunu geri döndürme sayfası işler.
- Yoksa o kişiye artık ulaşamıyor musunuz? Engellendiyseniz, haber alamıyorsanız, araya yıllar ya da şehirler girdiyse uzaktakini yeniden çağırma isteği geri getirme üzerine Konya sayfasına karşılık gelir.
- Ya da asıl istediğiniz kurtulmak mı? Sizi küçülten, uykunuzu alan bir bağdan uzaklaşmak kimseye zarar vermeden kendinizi korumaktır. Ayırma çalışmasının tek meşru açısı budur.
Bu soruların hiçbiri size tam oturmuyorsa şaşırmayın. Bazen insan yalnızca yorulmuştur ve bir çalışmaya değil, söyleyemediklerini dinleyecek birine ihtiyaç duyar. Böyle bir durumda size bir yol satılmaz; dinlenir, konuşulur ve bir çalışmanın gerekmediği açıkça söylenir. Hangi kapıya yazacağınızı tartarken güvenilir medyum nasıl anlaşılır yazısındaki ölçüleri de yanınızda tutabilirsiniz.
Çetnevirsiz kış geceleri: gece yarısı yazma ihtiyacı
Eski Konya'da uzun kış gecelerinde gençler çetnevir denen eğlencelerde bir araya gelir, yüzük ve yattı-kalktı gibi oyunlar oynardı. Gecenin uzunluğu bir toplulukla birlikte geçirilir, yalnızlık kalabalığın içinde dağılırdı.
Bugün gecenin o saatleri çoğu insan için başka türlü geçiyor. Ev sessizleştiğinde, herkes uyuduğunda, gün boyu bastırılan düşünceler birden ağırlaşır. Bir ayrılığın, bir kırgınlığın ya da cevapsız kalan bir mesajın sesi en çok bu saatlerde duyulur. Konya'dan gelen bir ilk mesaj bazen tam da böyle bir gecede, uyku tutmadığı için yazılır.
Gece yazmakta bir sakınca yoktur; mesajınızı bırakır, cevabı sabah ya da size uygun bir saatte okursunuz. Ama gecenin kendine özgü bir tuzağı olduğunu da bilmekte fayda var:
- Gece verilen kararlar daha keskindir. Saat ilerledikçe "her şey bitti" ya da "hemen bir şey yapmalıyım" düşüncesi güçlenir. Sabah aynı meseleye baktığınızda tablo çoğu zaman daha yumuşaktır.
- Gece atılan mesajlar geri alınamaz. Karşı tarafa yazmak istediğiniz uzun mesajı önce kendinize ya da bize yazın; göndermeden önce bir gece bekletin.
- Yorgunluk, derdi büyütür. Uykusuzluk sürüyorsa bu tek başına bir işarettir; bir uzmanla ya da güvendiğiniz biriyle konuşmayı da ihmal etmeyin.
Yazışmada gece yazdığınız cümleleri yargılamayız; ertesi gün onlara birlikte, daha sakin bir gözle yeniden bakarız.
İnancınıza uygun mu diye soruyorsanız
Konya'da gönül meseleleri tasavvufun diliyle de anılır; Hz. Mevlâna'nın vefatı "düğün gecesi" anlamına gelen Şeb-i Arus adıyla, sevgiliye kavuşma olarak düşünülür. İnancına bağlı biri için bir medyuma yazmak, beraberinde bir soru da getirebilir: Bu benim inancımla çelişir mi?
Bu soruya sizin adınıza bir hüküm vermeyiz; dinî bir fetva ya da onay bizim işimiz değildir. Söyleyebileceğimiz şey, görüşmenin nasıl bir zeminde yürüdüğüdür. Konuşma dua ve niyet dilinde ilerler; kimseye zarar, kimseye kehanet, kimsenin iradesine el koyma iddiası yoktur. Hassasiyetinizi baştan belirtirseniz, rahatsız olacağınız bir şey önerilmez; yalnız dinlenmek ve meselenizi düzene koymak istiyorsanız konuşma orada kalabilir.
Bazı kişiler bu sorunun cevabını görüşmenin ortasında, bir şey önerildiğinde arar. O anda içinizde bir çekince doğarsa bunu söylemekten çekinmeyin. Önerilen yolun ne olduğunu, hangi dua ve niyet anlayışına dayandığını sade bir dille açıklarız; dinledikten sonra vazgeçmeniz de saygıyla karşılanır. Kimseyi kendi vicdanına rağmen bir şeye ikna etmeye çalışmayız.
Sitenin adındaki "Süryani" sözcüğünün neyi anlatıp neyi anlatmadığını Süryani medyum sayfasında, bir medyumun görevinin sınırlarını da medyum nedir, ne iş yapar yazısında okuyabilirsiniz. Karar vermeden önce kendi inancınızın güvendiğiniz temsilcilerine danışmanız da tamamen sizin hakkınızdır.
Sık sorulan sorular
Konya'da bir yere gelmem gerekiyor mu?
Hayır. Görüşmeler WhatsApp'ta yazışarak yapılır; Konya'nın neresinde olursanız olun bir adrese gelmeniz istenmez.
Çetnevir ne demektir?
Kaynaklara göre eski Konya'da uzun kış gecelerinde gençler arasında yapılan düğün eğlencelerine verilen addır. Yüzük ve yattı-kalktı gibi erkek oyunları bu gecelerde oynanırdı.
Medyumla konuşmak bir çalışma yaptırmak zorunda olduğum anlamına mı gelir?
Hayır. Bazen meselenin bir çalışma gerektirmediği görülür ve bu açıkça söylenir; kararı her zaman siz verirsiniz.
Konya medyum diye arattığımda çıkan ilanlara güvenebilir miyim?
Bir ilan tek başına hiçbir şeyi kanıtlamaz; önemli olan yazışmaya başladığınızda karşılaştığınız tavırdır. Size takvim veren, sizi korkutan ya da konuşma başlamadan ödeme isteyen biriyle karşılaşırsanız yazışmayı orada bırakmakta özgürsünüz.
Ücret konusu açılmadan önce neyi sormalıyım?
Önerilen yolun ne olduğunu, neden önerildiğini ve ondan neyin beklenmemesi gerektiğini sorun. Bu üç soruya açık bir cevap almadan hiçbir karar vermek zorunda değilsiniz.
Gece uyuyamadığım bir saatte yazdım; ertesi gün söylediklerimi geri alabilir miyim?
Alabilirsiniz. Gece yazılanlar çoğu zaman o anın yorgunluğunu taşır; ertesi gün "aslında öyle değil" demeniz konuşmanın doğal bir parçasıdır. Meseleyi sakin bir saatte yeniden ele alır, sizin için gerçekten ne önemliyse onun üzerinden ilerleriz.