Ayırma büyüsü, geleneksel inanışta kişinin kendi hayatını yıpratan bir bağın, ilişkinin ya da etkinin gevşemesi ve o bağdan uzaklaşabilmesi niyetiyle yapılan manevi bir çalışmadır. Bu çalışma kimseye zarar vermek, birini birinden kıskançlıkla koparmak ya da başkasının ilişkisini bozmak için yapılmaz.
Bazı bağlar insanı büyütür, bazıları ise sessizce tüketir. Aklınız "artık bitmeli" derken gönlünüz aynı kapıya dönmeye devam ediyorsa, yaşadığınız şey zayıflık değil, çözülmesi zaman isteyen bir düğümdür. Bu sayfa, o düğümü kendi iyiliğiniz için gevşetmek isteyenler için yazıldı. Aşağıda bu kavramın halk inancındaki yerini, hangi durumlarda anlamlı olduğunu, hangi durumlarda başka bir yolun daha doğru olacağını, görüşmenin nasıl ilerlediğini ve bu süreçte kendinize nasıl sahip çıkabileceğinizi açık bir dille bulacaksınız.
Ayırma büyüsü halk inancında neyi anlatır?
Halk arasında insanlar arasındaki bağların yalnız görünen ilişkilerden ibaret olmadığına, gönülden gönüle uzanan görünmez iplerin de bulunduğuna inanılır. Mezopotamya'dan bugüne uzanan pek çok gelenekte, bu iplerin dua, niyet ve belirli manevi uygulamalarla hem güçlendirilebileceği hem de çözülebileceği düşünülmüştür. Süryani geleneğinde de dua ve niyetin, insanın iç dünyasındaki ağırlıkları hafifletmede bir yol olarak görüldüğü bilinir.
Ayırma çalışması bu inancın "çözme" tarafıdır. Geleneksel olarak amacı, kişiyi bir bağa zincirleyen ağırlığı hafifletmek, zihindeki takıntılı dönüşleri sakinleştirmek ve kişinin kendi yoluna dönebilmesine manevi bir destek sunmaktır. Yani burada odak başka biri değil, sizsiniz: sizin huzurunuz, sizin kararınız ve sizin özgürleşme isteğiniz.
Düğüm ve çözülme imgesi
Anadolu'nun dilinde "içime düğüm oldu", "gönlüm bağlandı kaldı", "bir türlü çözülemedim" gibi sözler sık duyulur. Bu sözler, bir insana duyulan bağlılığın bazen bir sevgi değil, bir sıkışmışlık hâline dönüşebildiğini anlatır. Geleneksel anlayışta düğümü kesip atmak yerine sabırla gevşetmek tercih edilir; çünkü sertçe koparılan bir ipin ucunun yine insanın içinde bir yerde takılı kaldığına inanılır. Ayırma çalışmasının yavaş, sakin ve niyet odaklı yürümesinin sebebi de budur.
Kesmek değil, geri almak
Bu yüzden ayırma büyüsünü, karşıdaki kişiye bir şey yapma çabası olarak değil, kendi gönlünüzü bir bağdan geri alma niyeti olarak düşünmek daha doğru olur. Siz bir başkasını değiştirmeye çalışmazsınız; kendi içinizde o kişiye ayrılmış fazla yeri boşaltmaya, oraya yeniden kendinizi koymaya çalışırsınız. Bu ince fark, çalışmanın hem ahlaki çerçevesini hem de nasıl yürüyeceğini belirler.
İnsan neden bildiği hâlde kopamaz?
Zararlı olduğunu gördüğünüz bir bağda kalmanın birkaç bilinen sebebi vardır ve hiçbiri utanılacak bir şey değildir. Alışkanlık bunların ilkidir; aynı kişiyle geçen yıllar, gündelik hayatın ritmini o kişiye göre ayarlar. İkincisi umuttur: "belki bu sefer değişir" düşüncesi, en yorgun anlarda bile bir kapıyı aralık tutar. Üçüncüsü geçmişe yapılan yatırımdır; verilen emeğin, katlanılan zorlukların boşa gitmesinden korkulur. Dördüncüsü ise yalnız kalma kaygısıdır. Halk arasında bu hâle "gönül kör olur" denir. Ayırma niyeti, bu sebepleri inkâr etmeden, her birini tek tek görerek gevşetmeye yöneliktir.
Bu sayfada ayırma neyi kapsar, neyi kapsamaz?
"Ayırma büyüsü" kelimesi gündelik dilde çoğu zaman yanlış anlaşılır. Pek çok kişi bu ifadeyi duyduğunda aklına iki insanın arasını bozmak gelir. Medyum Süryani'de bu kavram yalnız tek bir anlamda kullanılır: sizin kendi hayatınızdaki, size iyi gelmeyen bir bağdan uzaklaşmanız. Konuyu daha ayrıntılı merak ediyorsanız ayırma büyüsü nedir, ne için yapılır yazısında yaygın yanlışlar tek tek ele alınıyor.
Kapsamın içinde olan durumlar şunlardır:
- Sizin bizzat içinde olduğunuz ve sizi tükettiğini düşündüğünüz bir ilişki.
- Bitmiş olmasına rağmen zihninizde hâlâ ağırlık yapan eski bir bağ.
- Sizi kendi değerlerinizden, ailenizden ya da hedeflerinizden uzaklaştıran bir bağlılık.
- Üzerinizde bir etki, bir yük bıraktığını hissettiğiniz ve kendinizi ondan arındırmak istediğiniz bir yakınlık.
Kapsamın dışında kalan, yani karşılanmayan talepler ise açıktır:
- Başka iki insanın, örneğin hoşlandığınız birinin ve sevgilisinin arasını açmak.
- Bir evliliği ya da nişanı, taraflardan biri siz olmadan bozmak.
- Birini cezalandırmak, ona ders vermek, intikam almak.
- Bir kişinin hayatını, işini ya da sağlığını zorlaştırmayı amaçlayan herhangi bir niyet.
Bu sınırın sebebi yalnız bir kural değil, bir inançtır: geleneksel anlayışta başkasına yöneltilen kötü niyetin, en çok onu taşıyanın kendi iç huzurunu kemirdiğine inanılır. Kıskançlıkla başlayan bir istek, kişiyi özgürleştirmez; onu bir başkasının hayatına daha da sıkı bağlar.
Hangi durumlarda bu yola başvurulur?
İnsanlar genellikle uzun süre kendi başlarına uğraştıktan, defalarca ayrılmaya karar verip yine aynı yere döndükten sonra bu yolu düşünür. Ortak hikâyeler birbirine benzese de her birinin kendine özgü bir ağırlığı vardır.
Bitip bitip yeniden başlayan ilişki
Ayrılık kararı verilir, birkaç gün ya da hafta sürer, sonra bir mesajla her şey eski hâline döner. Bu döngü her tekrarlandığında biraz daha yorulursunuz; kendinize olan güveniniz de aşınır. Burada sorun sevginin varlığı değil, döngünün sizi kendi kararınıza sadık kalamaz hâle getirmesidir.
Bitmiş ama içinizde bitmemiş bir bağ
İlişki resmi olarak sona ermiştir; belki karşı taraf çoktan yeni bir hayata geçmiştir. Ama siz hâlâ her gün onu düşünüyor, eski fotoğraflara dönüyor, yeni insanlara kapınızı açamıyorsunuz. Burada amaç karşı tarafla ilgili bir şey değil, sizin hayatınızın yeniden önünüze açılmasıdır.
Değersiz hissettiren yakınlık
Sizi küçümseyen, sürekli eleştiren, kendinizi açıklamak zorunda bıraktığınız bir ilişki. Dışarıdan bakan herkes "neden hâlâ oradasın" diye sorar, siz de bilirsiniz, ama bir türlü adım atamazsınız. Bu tür bağlarda kendi iradenizi yeniden duymak, ayırma niyetinin merkezidir.
Romantik olmayan ama ağır gelen bağlar
Her zararlı bağ bir aşk ilişkisi değildir. Sizi sürekli kendi sorunlarına çeken bir arkadaşlık, sınır tanımayan bir ortaklık ya da hayatınızın her kararına karışan bir yakınlık da insanın enerjisini çekebilir. Bu bağlarda amaç kimseyi düşman ilan etmek değil, sağlıklı bir mesafe kurabilmektir.
Bu durumların ortak noktası, kararın sizden çıkmasıdır. Ayırma büyüsü, sizin "bu bağ bana iyi gelmiyor" diye vardığınız sonuca manevi bir eşlik sunar.
Hangi durumda ayırma değil, başka bir yol uygundur?
Bazen insan neyi istediğinden emin olamaz. Kopmak mı istiyorsunuz, yoksa ilişkiyi onarmak mı? Yanlış kapıdan girmek, hem zaman kaybettirir hem de içinizdeki çelişkiyi büyütür. Görüşmenin ilk aşamasında bu ayrım özellikle üzerinde durulan konudur.
- İçinizde barışma umudu ağır basıyorsa: Yaşadığınız şey kısa süreli bir küslük, bir kırgınlık ya da gurur yarışıysa, ayırma yerine eski sevgiliyi geri döndürme büyüsü sayfası hikâyenize daha yakın düşebilir.
- Uzaklaşan birini yeniden çağırmak istiyorsanız: İlişki çoktan bitmiş ama siz o kişinin dönmesini diliyorsanız, bu ayırmanın tam tersi bir niyettir; eski sevgiliyi geri getirme büyüsü bu durumu anlatır.
- Var olan bağı güçlendirmek istiyorsanız: Sorun bağın kendisi değil de aradaki soğukluk ya da güvensizlikse, bağlama büyüsü farklı bir yoldur.
- Ne istediğinizi henüz bilmiyorsanız: Kafanızdaki sisi dağıtmak için önce genel bir medyum danışmanlığıyla durumunuzu konuşmak daha sakin bir başlangıç olabilir.
- Bağ sizi tehlikeye atıyorsa: Şiddet, tehdit ya da takip söz konusuysa manevi çalışma bir öncelik değildir; önce resmi destek gerekir. Bu konuya aşağıda ayrıca değiniyoruz.
Kararsız olmanız sizi bu sayfadan uzaklaştırmamalı. Çoğu insan ilk mesajında ne istediğini tam bilmez; netlik zamanla ve konuştukça gelir.
Çalışmaya başlamadan önce hangi sorular konuşulur?
Ayırma niyetinin sağlıklı olması, sorulan soruların dürüstlüğüne bağlıdır. Görüşmede size yöneltilen sorular sizi sorgulamak için değil, kendi cevabınızı duymanız içindir. Bu soruları yazmadan önce kendinize de sorabilirsiniz:
- Bu bağdan neden kopmak istiyorum? Cevap "beni yoruyor, kendimi kaybediyorum" ise niyet size dönüktür. Cevap "onu üzmek istiyorum" ise durup yeniden düşünmek gerekir.
- Bu karar öfke anında mı verildi? Büyük bir kavganın hemen ardından verilen kararlar çoğu zaman değişir. Birkaç gün sakinleştikten sonra aynı şeyi hissediyorsanız, karar daha sağlam bir zemindedir.
- Daha önce kendi başıma neler denedim? Hangi adımların işe yaradığını, nerede geri döndüğünüzü bilmek, sürecin size uygun şekilde konuşulmasını sağlar.
- Kopunca neyi kaybetmekten korkuyorum? Yalnızlık, alışkanlık, ortak çevre ya da geçmişe yatırılmış yıllar. Korkunun adını koymak onun gücünü azaltır.
- Bu bağın yerine hayatıma ne koymak istiyorum? Boşalan alan bir şeyle dolmazsa insan eski yere dönmeye meyleder. Yeni bir uğraş, eski dostlar ya da sadece kendinize ayrılan zaman bu soruya verilecek cevaplar arasındadır.
Bu soruların hiçbirine "doğru" bir cevap verme zorunluluğunuz yoktur. Ama cevapları dürüstçe aramak, ayırma çalışmasının kimin için yapıldığını size yeniden hatırlatır.
Görüşme ve süreç nasıl ilerler?
Süreç, WhatsApp'tan kısa bir mesajla başlar. Türkiye'nin 81 il genelinden ya da yurt dışından yazabilirsiniz; görüşme tamamen yazılı ilerleyebilir, sizi rahatsız edecek bir yöntem dayatılmaz. Büyükşehirde yaşayan ve çevresinde konuşamayan biri için de, küçük bir ilçede herkesin birbirini tanıdığı bir yerde yaşayan biri için de yol aynıdır; İstanbul'da ayırma büyüsü, Ankara'da ayırma büyüsü ya da İzmir'de ayırma büyüsü sayfalarında bölgenize özgü notları bulabilirsiniz.
- Tanışma ve dinleme: Önce sizi dinlemek isteriz. Bu bağ ne zamandan beri hayatınızda, sizi en çok hangi yanıyla yoruyor, neden kopamadığınızı düşünüyorsunuz? Anlatmak istemediğiniz ayrıntıyı paylaşmak zorunda değilsiniz.
- Niyetin netleşmesi: Ardından niyetinizi birlikte açık bir cümleye dökeriz. "Onun hayatı kötüleşsin" gibi bir niyet kabul edilmez; "bu bağın üzerimdeki ağırlığı hafiflesin, kendi yoluma dönebileyim" gibi size dönük bir niyet esas alınır.
- Çalışmanın anlatılması: Geleneksel olarak yapılacak dua ve manevi uygulamaların ne anlama geldiği size sade bir dille açıklanır. Ne yapıldığını bilmeden bir sürece girmeniz istenmez.
- Sizin payınız: Manevi çalışmanın yanında, gündelik hayatınızda atabileceğiniz küçük adımlar konuşulur: iletişimi azaltmak, eski mesajlara dönmemek, kendinize alan açmak gibi.
- Takip: Süreç boyunca nasıl hissettiğinizi paylaşabilir, aklınıza takılanı sorabilirsiniz. Acele edilmez, baskı yapılmaz.
İlk mesajınızın uzun ya da düzgün olması gerekmez. "Bir ilişkiden çıkmak istiyorum ama yapamıyorum" demeniz bile başlamak için yeterlidir. Ne kadar süredir bu bağın içinde olduğunuzu, daha önce ayrılmayı deneyip denemediğinizi ve sizi en çok neyin geri çektiğini yazarsanız, konuşma daha hızlı sizin hikâyenize odaklanır. Hatırlamakta zorlandığınız ya da anlatırken canınızın yandığı yerleri sonraya bırakabilirsiniz.
Görüşmeyi istediğiniz an durdurabilir, bir süre ara verip daha sonra kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Bu süreçte hız da sınır da sizin belirlediğiniz ölçüde kalır. Bu çalışmanın arkasındaki geleneğe dair daha fazlasını Süryani büyüsü sayfasında okuyabilirsiniz.
Ayırma büyüsü neyi yapabilir, neyi yapamaz?
Dürüst olmak gerekirse, bu çalışma bir garanti değildir. Kesin sonuç, belirli bir gün ya da hafta içinde etki gibi sözler verilmez; böyle sözler veren birine karşı da temkinli olmanızı öneririz. Güvenilir bir rehberi nasıl ayırt edebileceğinizi güvenilir medyum nasıl anlaşılır yazısında bulabilirsiniz.
Geleneksel inanışa göre ayırma çalışmasının hedefi, bağın bir anda kopması değil, yavaş yavaş gevşemesidir. Kimi insanlar zamanla o kişiyi daha az düşündüklerini, eski mesajlara dönme isteğinin azaldığını, içlerinde bir hafiflik oluştuğunu anlatır. Kimi için ise bu süreç daha uzun ve inişli çıkışlı olur.
Yapamayacağı şeyleri de açıkça söylemek gerekir:
- Anıları silmez. Bir insanı unutmak, onunla yaşananları yok saymak demek değildir. Amaç hatıraların sizi yönetmemesi, onların yanında rahatça nefes alabilmenizdir.
- Karşı tarafın davranışını yönetmez. O kişi size yazmaya devam edebilir, ortak çevrede karşınıza çıkabilir. Çalışma onun iradesine değil, sizin tepkinize ve iç dünyanıza yöneliktir. İradenin neden aşılamayacağı konusu aşk büyüsü sayfasında ayrıca anlatılıyor.
- Sizin kararınızın yerine geçmez. Hiçbir manevi çalışma sizin iradenizin yerine konamaz. Ayırma büyüsü, verdiğiniz karara destek olacak bir eşlik olarak düşünülmelidir.
- Acıyı tamamen ortadan kaldırmaz. Bir bağdan uzaklaşmak, haklı bir karar olsa bile hüzün getirir. Bu hüznü yaşamak, iyileşmenin bir parçasıdır.
Siz adım atmaya hazır olduğunuzda, bu destek daha anlamlı bir yere oturur. Hazır olmadığınızı fark etmeniz de bir kayıp değildir; o farkındalık da sizi bir sonraki adıma hazırlar.
Süreç içinde niyetinizin değiştiğini fark edebilirsiniz. Kimi zaman insan, uzaklaşmaya başladığında aslında ilişkinin kendisinden değil, içindeki belirli bir davranıştan kurtulmak istediğini anlar. Kimi zaman da tam tersine, kararının ilk günkünden daha sağlam olduğunu görür. Böyle bir değişimi açıkça yazmanız önemlidir; niyet yeniden gözden geçirilir ve gerekirse yol değiştirilir. Manevi rehberliğin amacı sizi baştaki bir cümleye mahkûm etmek değil, sizinle birlikte doğru yeri bulmaktır.
Bağdan uzaklaşırken kendinize nasıl destek olabilirsiniz?
Bir bağdan kopmak, çoğu zaman tek bir kararla değil, küçük ve tekrarlanan seçimlerle olur. Geleneksel anlayışta manevi çalışmanın, kişinin kendi gayretiyle birleştiğinde daha anlamlı bir yere oturduğuna inanılır.
İletişimde net ve kısa olun
Kopma kararınızı karşı tarafa bildirecekseniz, uzun açıklamalar ve tartışmaya açık cümleler yerine sade bir ifade seçin. "Bir süre görüşmemek benim için en doğrusu" gibi bir cümle yeterlidir. Her mesajda kararınızı yeniden savunmak zorunda değilsiniz.
Dijital mesafe koyun
Sık baktığınız fotoğrafları, eski yazışmaları ya da o kişiyi çağrıştıran eşyaları bir süreliğine gözünüzün önünden kaldırmak, zihnin aynı yere dönme alışkanlığını yavaşlatır. Sosyal medyada sessize almak, bildirimleri kapatmak gibi küçük adımlar, gece yarısı gelen bir dürtüye karşı size zaman kazandırır.
Günlük bir sükûnet anı ayırın
Sabah ya da gece kısa bir dua, sessizce oturmak ya da yürüyüşe çıkmak, içinizdeki gerginliği hafifletir. Her akşam birkaç satırla o günkü hislerinizi not etmek de ilerlemenizi görmenize yardım eder; geri dönüp baktığınızda ilk haftalara göre ne kadar yol aldığınızı fark edebilirsiniz.
Kendinize bir destek çemberi kurun
Güvendiğiniz bir dost ya da aile ferdi, zayıf düştüğünüz anlarda kararınızı size hatırlatabilir. Bu kişiye "eski yere dönmek istediğimde sana yazacağım" demek bile bir güvence olur. Uyku, beslenme ve size iyi gelen uğraşlar bu dönemde en az manevi çalışma kadar önemlidir.
Kapanış için sembolik bir adım atın
Geleneksel anlayışta bir dönemin bittiğini kendine söylemek için küçük bir sembol kullanmak yaygındır. Karşı tarafa hiç göndermeyeceğiniz bir mektup yazmak, içinizde kalanları kâğıda dökmek ve ardından o kâğıdı saklamak ya da yırtmak bunlardan biridir. Bir eşyayı kaldırmak, sık gittiğiniz bir yere bir süre uğramamak da aynı işi görür. Bu adımlar kimseye bir şey yapmaz; yalnız sizin zihninize "bu sayfa kapanıyor" mesajını verir.
Boşalan saatlere yeni bir düzen koyun
Bir bağ hayatınızdan çekildiğinde en çok zorlanılan şey, o kişiye ayrılmış saatlerin birden boş kalmasıdır. Akşam konuşmalarınızın yerine bir yürüyüş, hafta sonu buluşmalarınızın yerine uzun zamandır görmediğiniz bir dost, sabah ilk açtığınız mesajın yerine birkaç dakikalık bir dua koymak, zihnin eski yola sapmasını zorlaştırır. Bu düzenin mükemmel olması gerekmez; yalnız boşluğun eski alışkanlıkla dolmasını önlemesi yeterlidir.
Suçluluk duygusuna kapılmayın
Kendi iyiliğiniz için bir bağdan uzaklaşmak, karşı tarafı üzmüş olmanın verdiği bir suçluluk duygusu getirebilir. Özellikle uzun yıllar paylaşılmış bir ilişkide "onu yalnız bırakıyorum" düşüncesi ağır gelir. Oysa kendinizi korumak, başkasına zarar vermek demek değildir. Karşınızdakinin üzülmesi, sizin yanlış bir şey yaptığınızın kanıtı değil, bir ayrılığın doğal sonucudur. Bu duyguyu görüşmede açıkça konuşmak, kararınızı ondan kurtulmak için değil, onu taşıyabilmek için güçlendirir.
Geri adımı felaket saymayın
Bir gün güçlü, ertesi gün kırılgan hissetmeniz doğaldır. Bir mesaja cevap vermiş olmanız, bütün yolun boşa gittiği anlamına gelmez. Ertesi gün kaldığınız yerden devam etmek, kusursuz bir ilerlemeden daha değerlidir.
Bu adımlar manevi çalışmanın yerine geçmez, onu tamamlar. Ayırma büyüsü niyetinizi desteklerken, gündelik seçimleriniz de o niyeti hayatınıza taşır.
Güvenliğiniz ve gizliliğiniz nasıl korunur?
Eğer yaşadığınız bağ şiddet, tehdit ya da takip içeriyorsa, lütfen vakit kaybetmeden yakınlarınızdan, bir uzmandan ve kolluk kuvvetlerinden resmi destek alın. Böyle bir durumda manevi danışmanlık ancak bu desteğin yanında, ikinci planda yer alabilir. Ayrılık kararınızı karşı tarafa bildirmenin sizi tehlikeye atabileceğini düşünüyorsanız, bunu yalnız başınıza yapmayın; güvendiğiniz birinin haberdar olmasını sağlayın.
Gizlilik konusunda ise şunlar esastır:
- Görüşmeler yalnız sizinle yapılır; paylaştığınız hiçbir bilgi, isim ya da ayrıntı üçüncü kişilerle paylaşılmaz.
- Kendinizi tanıtmak için gerçek adınızı vermeniz şart değildir; takma bir adla yazabilirsiniz.
- Karşı tarafla hiçbir şekilde temas kurulmaz, ona sizin adınıza bir mesaj iletilmez.
- Hangi şehirde yaşadığınızı, kiminle ilgili olduğunu anlatırken istediğiniz kadarını söyleyebilirsiniz.
Kopmak istediğiniz bir bağı anlatmak, insanın en çekindiği konuşmalardan biridir. Amaç, kendinizi güvende hissederek konuşabileceğiniz sessiz bir alan sunmaktır. Bu yaklaşımın arkasındaki anlayışı hakkımızda sayfasında, yazışmaya nasıl başlayabileceğinizi iletişim sayfasında bulabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Ayırma büyüsü başka bir çifti ayırmak için yapılır mı?
Hayır. Bu çalışma kimseye zarar vermek, başkasının ilişkisini bozmak ya da birini birinden koparmak için yapılmaz; yalnız kişinin kendi hayatını yıpratan bir bağdan uzaklaşması açısından ele alınır.
Ayırma büyüsü ne kadar sürede etkisini gösterir?
Bunun için bir süre vermek dürüst olmaz. Geleneksel inanışta bağın yavaş yavaş gevşediği kabul edilir ve bu süreç her insanda farklı ilerler.
Karşımdaki kişinin haberi olur mu?
Çalışma sizin kendi niyetiniz ve kendi bağınız üzerine yapılır. Görüşmede paylaştıklarınız kimseyle paylaşılmaz ve karşı tarafla herhangi bir temas kurulmaz.
Kararımdan emin değilsem yine de yazabilir miyim?
Elbette. Kararsızlık çok doğaldır; görüşmede önce ne istediğinizi birlikte netleştirmeye çalışırız ve hazır hissetmediğiniz bir sürece girmeniz istenmez.
Romantik olmayan bir bağ için de bu çalışma düşünülebilir mi?
Evet. Sizi yoran bir arkadaşlık ya da sınır tanımayan bir yakınlık da konuşulabilir. Amaç kimseye düşmanlık değil, sizin sağlıklı bir mesafe kurabilmenizdir.
Ayırma büyüsü o kişiyi tamamen unutmamı sağlar mı?
Anıların silinmesi beklenmemelidir. Geleneksel anlayışta hedef, hatıraların sizi yönetmemesi ve o bağın üzerinizdeki ağırlığının hafiflemesidir.
Çalışma sürecinde karşı taraf bana yazarsa ne yapmalıyım?
Kısa ve net bir tutum, uzun tartışmalardan daha koruyucudur. Nasıl karşılık vermek istediğinizi görüşmede birlikte konuşabilir, kararınızı her seferinde yeniden savunmak zorunda olmadığınızı hatırlayabilirsiniz.
İlişkimde şiddet ya da tehdit varsa bu çalışma yeterli olur mu?
Hayır. Böyle bir durumda öncelik güvenliğinizdir; yakınlarınızdan, bir uzmandan ve kolluk kuvvetlerinden resmi destek almanız gerekir.
Görüşme için nasıl iletişime geçebilirim?
WhatsApp'tan yazabilirsiniz. İlk mesajınızda yalnız kısaca durumunuzu anlatmanız yeterlidir; ayrıntılar görüşme ilerledikçe sizin rahat ettiğiniz ölçüde konuşulur.