Eskişehir'den bir medyumla görüşmek isteyen biri, telefonunu açıp WhatsApp'a birkaç cümle yazarak başlar; konuşma oradan, kimsenin görmediği bir yazışma olarak sürer. Odunpazarı'nın sokaklarında, Porsuk kıyısında ya da ilin bir köyünde olmanız arada hiçbir fark yaratmaz, çünkü görüşmeler bir mekânda değil, ekranda yapılır.
İç Anadolu'nun bu şehri, gönül işlerini hem eski efsanelerde hem de yeni kurulmuş bir aşk adasında yaşatır. Aşağıda önce o mirasın kısa bir dökümü, sonra bir medyumdan ne beklemeniz ve neyden sakınmanız gerektiği var.
Yunus Emre efsanesinde gönlün terbiyesi
Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün derlediği efsanelerden birine göre Yunus Emre, şeyhi Taptuk Emre'nin kızıyla evlendirilir. Ama "Ben bu nimete layık değilim" diyerek ömrü boyunca ona dokunmaz.
Bu anlatı, yörenin manevi hafızasında sevginin bir sahiplenme değil, bir saygı ve ölçü meselesi olarak görüldüğünü düşündürür. Sevilen şeye karşı duyulan hayranlık, onu ele geçirme arzusundan daha ağır basar. Bir medyumla konuşmaya karar veren kişi için de bu iyi bir başlangıç noktasıdır: aradığınız şey birini elde etmek mi, yoksa gönlünüzü yatıştırmak mı?
Eskişehir'in gönül haritası
İlin kültür derlemelerinde gönülle ilgili başka izler de var. Her biri, sitedeki ayrı bir sayfada kendi açısıyla anlatılıyor:
- Lületaşı efsanesi: Taştan çıkan bir kızın peşinden yerin derinliklerine inen bir çobanın hikâyesi. Bir bağın insanı nereye kadar sürükleyebileceğini Eskişehir ayırma büyüsü sayfası ele alıyor.
- Karaoğlan köyünün kına ve çörek âdetleri: Bir Manav köyünden derlenmiş söz ve düğün gelenekleri Eskişehir bağlama büyüsü sayfasında.
- Kına gecesi ezgileri: Aynı köyün kadınlarının söylediği türküler, barışma temasıyla Eskişehir eski sevgiliyi geri döndürme sayfasında.
- Şehr-i Aşk Adası: Porsuk Çayı üzerinde, sevdiklerin adının yazıldığı yeni bir mekân; niyet ve özlem açısından Eskişehir eski sevgiliyi geri getirme sayfasında.
Köy âdetlerinin tek bir köyden derlendiğini, adanın da geleneksel değil yakın zamanda kurulmuş bir yer olduğunu not etmek gerekir; bunları bütün ile genellemek doğru olmaz.
Bir medyum Eskişehir'den yazan size ne sunabilir?
Medyum, geleneksel anlamıyla görünmeyen dünyanızla, yani niyetlerinizle, özlemlerinizle ve korkularınızla ilgilenen bir yol göstericidir. Sizin açınızdan bunun somut karşılıkları şunlardır:
- Öğrenciyseniz, çalışıyorsanız ya da gece geç saatte uyuyamıyorsanız, kendi zamanınızda yazarsınız.
- Anlattıklarınız yargılanmaz; meselenizin ne olduğu sorularla birlikte açılır.
- Uygun görülen bir manevi yol varsa ne anlama geldiği anlatılır; yoksa açıkça "gerek yok" denir.
Medyumluğun genel çerçevesini medyum sayfasında okuyabilirsiniz.
Medyum seçerken hangi sözlere kulak kabartmalısınız?
Kırgın bir gönül, kendisine umut vadeden her sese yönelir. Bu yüzden şu cümleleri duyduğunuzda durun:
- "Şu tarihte kesin dönecek" gibi takvimli vaatler. Hiçbir insanın kararı bir güne bağlanamaz.
- Sizi dehşete düşüren teşhisler ve "bu gece olmazsa iş biter" türünden aciliyet.
- Daha konuşma başlamadan istenen ödemeler ya da her adımda eklenen yeni çalışmalar.
- Kimlik, şifre ya da karşı tarafın özel bilgileri gibi bir manevi görüşmenin hiç ihtiyaç duymadığı talepler.
- Bir başkasına kötülük ya da intikam önerileri.
- Doğrulanamayan unvanlar ve sayısız başarı hikâyesi.
Bu liste bizim için de geçerlidir. Yazıştıktan sonra içiniz daralıyorsa, o sesten uzaklaşmak sizin hakkınızdır.
Görüşme hangi adımlarla ilerler?
Kısa bir girişle derdinizi yazarsınız; uzun bir hazırlık gerekmez. Ardından gelen sorular, yaşadığınızın soğuma mı, küslük mü, kopuş mu yoksa sizi tüketen bir bağ mı olduğunu ayırt etmeye yarar. Bu netleşince seçenekler sade bir dille önünüze konur ve karar size bırakılır. Ara vermek, düşünmek ya da hiç başlamamak her zaman mümkündür. Yazışmanın bir yerinde susup birkaç gün sonra kaldığınız yerden devam etmek isterseniz, kimse size bunun nedenini sormaz.
Eskişehir'den yazanlar için: isteğinizden yola çıkan bir rehber
Yunus Emre efsanesinde gönül, istediğine hemen uzanmaz; önce neyi gerçekten istediğini tartar. Eskişehir'den yazan biri için de iyi bir başlangıç, isteğinizi tek cümleyle söylemeyi denemektir. O cümle, hangi sayfanın size yakın olduğunu çoğu zaman kendiliğinden gösterir:
- "Onunla kalmak, ama eskisi gibi yakın olmak istiyorum." Bu, var olan bir bağı güçlendirme isteğidir; Eskişehir bağlama büyüsü sayfası bu konuyu sadakat ve yakınlık açısından işler.
- "Ondan uzaklaşmak istiyorum ama elim yine telefona gidiyor." Burada istenen, sizi yıpratan bir bağdan kendi huzurunuz için kopabilmektir; ayırma sayfası yalnız bu açıdan yazılmıştır, kimsenin ilişkisini hedef almaz.
- "Küsüz; barışmak istiyorum ama ilk adımı atamıyorum." Gururun ve inadın araya girdiği bu durumda barışma niyeti Eskişehir geri döndürme sayfasında ele alınır.
- "Gitti, haber yok, yeniden hayatıma girmesini istiyorum." Kopmuş bir iletişim ve büyük bir mesafe geri getirme sayfasının konusudur.
Bir de şu cümle var: "Aslında ne istediğimi bilmiyorum." Belki de en dürüst başlangıç budur. Özellikle şehir değiştirmenin, okul bitirmenin ya da yeni bir işin araya girdiği dönemlerde insanın duyguları hızla değişebilir ve böyle bir zamanda bir çalışmaya girişmek yerine beklemek daha doğru olabilir. Görüşmede böyle bir durum görülürse size bir şey önerilmez; bu açıkça, gerekçesiyle söylenir. Cümleniz bu beşinden hiçbirine benzemiyorsa da kendi kelimelerinizle yazın; doğru başlık sonradan birlikte bulunur. Konuştuğunuz kişinin bu dürüstlüğü gösterip göstermediğini tartmak için güvenilir medyum nasıl anlaşılır yazısındaki ölçüleri kullanabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Eskişehir'de öğrenciyim, ailem bilmeden yazabilir miyim?
Yazabilirsiniz. Gerçek adınızı vermeniz gerekmez ve yazdıklarınız kimseyle paylaşılmaz; konuşmanın ne kadarını anlatacağınıza siz karar verirsiniz.
Yunus Emre efsanesinin medyumlukla ne ilgisi var?
Doğrudan bir ilgisi yok. Efsaneyi, sevginin sahiplenmekten çok saygıyla anıldığı bir yöre anlatısı olarak paylaştık.
Medyum geleceğimi söyler mi?
Hayır. Burada kehanette bulunulmaz; görüşmenin amacı, bugünkü meselenizi netleştirmek ve size uygun yolu birlikte konuşmaktır.
Sosyal medyada "Eskişehir medyum" diye karşıma çıkan hesaplara nasıl bakmalıyım?
Bir hesabın takipçi sayısı ya da altına yazılmış övgüler güvenin ölçüsü değildir; bunlar kolayca çoğaltılabilir. İlk mesajda size kesin sonuç, gün ya da korkutucu bir teşhis veriliyorsa yazışmayı orada bırakmak sizin hakkınızdır.
Yazışmaya başladıktan sonra cevap vermeyi bırakırsam ne olur?
Hiçbir şey olmaz. İstediğiniz zaman ara verebilir ya da hiç dönmeyebilirsiniz; ardınızdan ısrarlı mesajlar gönderilmez, "yarım kaldı" diye bir baskı kurulmaz.